Adalet Bakanlığı'nın 12. Yargı Paketi kapsamında değerlendirdiği "belirli tutarın üzerindeki tapu işlemlerinde avukatla temsil zorunluluğu" planı, gayrimenkul sektöründe derin bir tartışma başlattı. Uzmanlara göre bu düzenleme, işlem güvenliğini artırabilecek ancak aynı zamanda maliyetleri de yükseltebilecek bir potansiyele sahip.
ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanlığı'nın yüksek tutarlı tapu işlemlerinde avukat zorunluluğunu değerlendirdiğini açıklaması, sektörde geniş yankı buldu. Ankara merkezli Gayrimenkul PR tarafından hazırlanan analiz, düzenlemenin olası etkilerini farklı açılardan inceledi.
Bakanlığın temel hedefinin, yüksek bedelli işlemlerde hukuki güvenliği artırmak ve savunma mekanizmalarını güçlendirmek olduğu belirtiliyor. Ancak, parasal eşik, kapsam ve sorumluluk gibi kritik detaylar henüz netleşmiş değil. Bu belirsizlik, düzenlemenin nasıl uygulanacağına dair merakı artırıyor.
Analize göre, mevcut sistemde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün elektronik kimlik doğrulama, Web Tapu, SMS ve e-posta bildirimleri gibi güvenlik mekanizmaları zaten bulunuyor. Yeni düzenlemenin bu sistemleri değiştirmekten ziyade, mevcut yapıya hukuki bir kontrol katmanı eklemesi bekleniyor.
Uzmanlar, avukat zorunluluğunun yüksek bedelli ve karmaşık işlemlerde önemli avantajlar sağlayabileceğini düşünüyor. Taşınmazın hukuki durumu, ipotek, miras ihtilafları gibi konuların daha detaylı incelenmesi, işlem sonrası çıkabilecek davaların sayısını azaltabilir.
Diğer yandan, düzenlemenin özellikle ikinci el konut satışlarında yeni maliyetler doğurabileceği endişesi hakim. Avukat ücreti, vekaletname ve belge hazırlama süreçleri, işlem maliyetlerini artırarak bazı alıcılar için ek bir yük oluşturabilir.
Analiz, düzenlemenin piyasanın farklı bölümlerinde farklı etkiler yaratacağını öngörüyor. Ticari gayrimenkul ve arsa satışlarında hukuki inceleme ihtiyacı daha yüksek olduğundan uygulama olumlu karşılanabilir. Standart ikinci el konut satışlarında ise "fazladan bürokrasi" eleştirileri gündeme gelebilir.
Zorunlu avukat uygulamasının, tapu işlemlerinde gerçek satış bedelinin beyan edilmesi konusunda bir disiplin sağlayabileceği de değerlendiriliyor. Gerçek bedel beyanının artması, devletin tapu harcı gelirlerinde de yükselişe yol açabilir.
Uzmanlara göre düzenlemenin sektör üzerindeki etkisi, kapsamın nasıl belirleneceğine bağlı olacak. Yalnızca yüksek bedelli ve riskli işlemleri hedefleyen dar bir model daha kolay kabul görürken, tüm satışları kapsayan geniş bir zorunluluk eleştirileri artırabilir. Teklif metninin netleşmesi, piyasa üzerindeki gerçek etkiyi ortaya çıkaracak.