Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde düzenlenen "Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu"na katılarak, tıptaki insani değerler üzerine konuştu. İbn-i Sina'ya atıfta bulunarak, tedavinin insanın ruhsal yönleriyle de ilgilenmesi gerektiğini belirtti.
ANKARA (İGFA) - Program kapsamında hazırlanan "Kadın Eliyle Taşa İşlenen Şifa-Darüşşifaların Banileri ve Çiçeklerin Dili" sergisini gezen Emine Erdoğan, eserler hakkında bilgi aldı. Programın, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonuna önemli katkılar sunacağına inandığını ve bilim ile hikmet mirası arasında yeni temas noktaları kuracağını dile getirdi.
Anadolu coğrafyasında Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan büyük mirasta tedavinin sanatla ve maneviyatla iç içe olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, bu şifa medeniyetinin fikri zeminini İbn-i Sina'nın sözleriyle özetledi: "Tedavinin en iyi yollarından biri, hastanın akli ve ruhi güçlerini arttırmak, ona cesaret vermek, çevresini sevimli hale getirmek, en iyi musikiyi dinletmek ve onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir."
Emine Erdoğan, hekimliğin hikmet kozasından doğmuş bir bilgelik mesleği olduğuna işaret etti. Alman bir matematikçinin "Bir matematikçi, şair ruhlu olmadıkça tam bir matematikçi olamaz" sözünü anımsatarak, bu ifadenin önemli bir hakikatin altını çizdiğini kaydetti.
Salonda bulunan bilim insanları, akademisyenler ve sanatçıların yeni bir yol haritası çizeceğini belirten Emine Erdoğan, sempozyumun tüm insanlığa şifa getirecek yeni bir yolculuğun başlangıcı olmasını temenni etti.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkanvekili İskender Pala ile medya kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığı programda, Prof. Dr. Hanefi Özbek, Prof. Dr. Volkan Gidiş ve Öğretim Görevlisi Şaban Gölge tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Sempozyumla ilgili videonun gösterildiği program, aile fotoğrafının çektirilmesiyle sona erdi.